PAÜ Hastanelerinden Cildinizi Kışa Hazırlayın Uyarısı

11 Saat Önce
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ahmet Metin, sonbahar aylarında değişen hava koşullarının cilt sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, cildin kış mevsimine hazırlanması için dermatolojik bakımın önemine vurgu yaptı.

PAÜ Hastaneleri Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ahmet Metin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Yaz mevsimini geride bırakırken cildimiz de yeni bir döneme giriyor. Yaz boyunca güneş, deniz ve havuz nedeniyle yıpranan cilt bariyeri; sonbaharla birlikte düşen sıcaklık, azalan nem ve artan rüzgârla daha fazla kuruluk ve hassasiyet yaşamaya başlıyor. Bu nedenle sonbaharı, cildi hem onarmak hem de kışa hazırlamak için önemli bir dönem olarak değerlendiriyorum. Havaların soğuması ve özellikle kaloriferlerin devreye girmesi cildin su kaybını artırıyor. Bunun sonucunda kuruluk, gerginlik, kaşıntı ve egzama şikâyetleri belirginleşebiliyor. Bu dönemde cilt bakımında ilk olarak temizleme alışkanlığımızı değiştirmemiz gerekiyor. Cildi kurutan köpüren ürünler yerine daha nazik temizleyiciler kullanılmalı ve sıcak sudan kesinlikle kaçınılmalı. Ilık su tercih edilmeli. Duştan çıktıktan sonra cilt tamamen kurumadan, mümkünse ilk birkaç dakika içinde nemlendirici uygulanmalı. Sonbaharda yaz aylarında kullanılan hafif losyonlar bazı ciltler için yetersiz kalabilir. Özellikle kuru ve hassas ciltlerde seramid, gliserin, hyalüronik asit içeren daha yoğun nemlendiriciler tercih edilebilir. Buradaki temel hedef cilt bariyerini güçlendirmektir. Ev ve iş yerlerinde ortam havası çok kuruysa nem dengesinin artırılması da faydalıdır. Güneş koruyucuyu ise sonbaharla birlikte bırakmamak gerekiyor. UVA ışınları yıl boyunca etkili ve özellikle leke problemi olan kişilerde güneş koruması devam etmeli. Bulutlu havalarda da UV maruziyeti tamamen ortadan kalkmıyor. Bu nedenle geniş spektrumlu güneş koruyucu günlük bakımın bir parçası olmalı. Yaş gruplarına baktığımızda bebeklerde cilt daha ince ve nem kaybına daha yatkındır. Parfümsüz nemlendiriciler özellikle banyodan sonra kullanılmalı, sıcak ve sık banyodan kaçınılmalıdır. Bez bölgesinde bariyer kremleri tercih edilmelidir.”


Prof. Dr. Ahmet Metin: “Cildinizi mevsime bırakmayın; sonbaharda doğru bakım, kışın sağlıklı bir cilt demektir.”

Çocuklarda ise sık el yıkama ve dezenfektan kullanımının kuruluk ve egzama riskini artırdığına değinen Prof. Dr. Metin, atopik egzama eğilimi olan çocuklarda düzenli nemlendirmenin özellikle önemli olduğunu belirtti. Dudak yalama alışkanlığının da dudak çevresinde dermatite neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Metin, ergenlik döneminde akne şikâyetlerinin artabileceğini ifade etti. Ancak sivilceleri kurutmak amacıyla cildi aşırı yıkamanın veya nemlendirici kullanımını tamamen bırakmanın doğru olmadığını vurguladı.

 

Akne tedavisinde nazik temizleyiciler ve non-komedojenik nemlendiricilerin kullanılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ahmet Metin sözlerine şöyle devam etti: “Akne tedavisi sırasında güneş koruyucu da ihmal edilmemelidir. Genç erişkinlerde C vitamini gibi antioksidanlar uygun kişilerde bakım rutinine eklenebilir. Erişkinlerde ise cilt ihtiyacına göre retinol gibi aktif içerikler kullanılabilir ancak bunlara kontrollü ve düşük sıklıkta başlanmalıdır. Sonbahar ve kış ayları güneş lekeleri ve ton eşitsizliklerinin tedavisi için uygun dönemlerdir. Ancak agresif peeling ve asit uygulamalarına başlamadan önce cilt bariyerinin sağlıklı olması gerekir. Aksi halde tahriş ve yeni lekelenmeler gelişebilir. İleri yaşlarda cilt daha ince ve kuru hale gelir. Bu nedenle sabun kullanımı azaltılmalı, yoğun nemlendiriciler günde en az iki kez uygulanmalıdır. Kaşıntıyı gidermek için sıcak su veya kolonya kullanılmamalıdır. Bunlar kuruluğu daha da artırır. Yünlü kıyafetlerin doğrudan cilde temas etmemesi ve ortamın çok kuru olmaması da önemlidir. Bölgesel bakımda özellikle dudak ve ellere dikkat etmek gerekiyor. Dudaklarda yağ bezi bulunmadığı için çatlama çok kolay gelişir. Vazelin veya balmumu içeren ürünler düzenli kullanılabilir. Eller ise sık yıkama, dezenfektan ve soğuk hava nedeniyle egzamaya çok yatkındır. Her el yıkamasından sonra nemlendirici uygulanmalı, temizlik ürünleriyle temas sırasında koruyucu eldiven kullanılmalıdır. Ayaklarda kapalı ayakkabıyla birlikte nem ve mantar riski artabilir. Topuklarda kuruluk ve çatlak gelişiyorsa üre içeren kremler faydalı olabilir. Saçlı deride ise sonbaharla birlikte kepeklenme ve seboreik dermatit alevlenebilir; şikâyetler belirginse dermatolojik değerlendirme gerekir. Yazdan kalan lekeler ve bariyer hasarı açısından da sonbahar önemli bir dönemdir. Güneş, deniz ve havuz nedeniyle zayıflayan bariyer önce onarılmalı, ardından leke tedavileri planlanmalıdır. Cilt hassasken yoğun asitler veya agresif işlemler uygulamak doğru değildir. Bir noktayı özellikle vurgulamak istiyorum: Güneş koruyucu sadece yazın kullanılmaz, yağlı ciltlerin de nemlendiriciye ihtiyacı vardır, sıcak su cildi temizlemek yerine kurutur ve bol su içmek tek başına kuru cildi tedavi etmez. Akneyi kontrol etmek için de cildi sürekli yıkamak doğru değildir. Ciltte derin çatlaklar, kanama veya sızıntı varsa, uykuyu bölecek kadar şiddetli kaşıntı gelişiyorsa, belirgin kızarıklık, ısı artışı veya sarı kabuklanma gibi enfeksiyon bulguları varsa dermatoloji uzmanına başvurmak gerekir. Saçlı deride geçmeyen yaralar ve şiddetli kabuklanmalar da değerlendirilmelidir. Ayrıca benlerde şekil, renk veya boyut değişikliği fark edildiğinde ABCDE kriterleri açısından mutlaka dermatolojik muayene yapılmalıdır. Bebeklerde geçmeyen veya yayılan pişiklerde de uzman değerlendirmesi gerekir. Kısacası sonbahar, cildimizi kışa hazırladığımız ve yazın oluşturduğu hasarı onardığımız dönemdir. Bu süreçte temel hedefim cilt bariyerini korumak, nem kaybını azaltmak, güneşten korunmayı sürdürmek ve cildin ihtiyacına göre doğru ürünleri kullanmaktır. Çok sayıda ürün kullanmak yerine doğru ürünleri düzenli kullanmak daha önemlidir.” 

İlgili Haberler