Stratonikeia Antik Kenti Kazısında Bulunan Eserler Öğrencilerin Katkıları ile Restore Ediliyor

12 Saat Önce
Kazı çalışmaları Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) tarafından yürütülen Muğla'nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia Antik Kenti'nde öğrenciler eğitimlerinin bir bölümünü sahada uygulamalı olarak geçiriyor. Kazılarda gün yüzüne çıkarılan tarihi eserler PAÜ öğrencileri tarafından restore edilerek kültürel mirasın korunmasına katkı sağlıyor.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan, “gladyatörler kenti” olarak bilinmesinin yanı sıra dünyanın en büyük mermer kentleri arasında gösterilen Stratonikeia, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin yanı sıra Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri için de büyük önem taşıyor. Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi, Stratonikeia ve Lagina Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, antik kentte kazı ve restorasyon çalışmalarının yıl boyu sürdüğünü ifade etti. Kazı yapılmayan dönemlerde kapalı alanlarda restorasyon çalışmalarına devam ettiklerini belirten Söğüt, restorasyon atölyesinde yaklaşık 5 tona kadar ağırlıktaki taş eserlerin vinç yardımıyla taşınarak onarıldığını söyledi. Prof. Dr. Söğüt, bu yıl başlatılan yeni uygulama kapsamında Pamukkale Üniversitesi Buldan Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı öğrencilerinin eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan kazı alanında uygulamalı olarak gerçekleştirdiğini belirtti.

Restorasyon ve kazıda uygulamalı eğitim

Öğrencilerin 15'er günlük periyotlarla farklı birimlerde çalışarak kazı ve restorasyon sürecinin tüm aşamalarını yerinde öğrendiğini anlatan Söğüt, “Buraya gelen öğrenciler bir buluntunun araziden çıkarılmasından çizimine, bilgisayar ortamına aktarılmasından temizliğine ve restorasyonuna kadar tüm aşamaları uygulamalı olarak görüyor. Mekanik ve kimyasal temizlik işlemleri, kırılmış blokların birleştirilmesi gibi süreçlerin tamamını deneyimleme fırsatı buluyorlar.” ifadelerini kullandı. Restorasyon çalışmalarında farklı uzmanlık alanlarının bulunduğunu dile getiren Söğüt, bazı öğrencilerin mozaik, bazılarının fresk, taş veya çizim alanına ilgi duyduğunu, öğrencilerin zamanla ilgi duydukları alanlarda uzmanlaşabildiğini kaydetti. Söğüt, öğrencilerin sahada kazandıkları deneyimin meslek hayatları açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Buradan ayrıldıklarında başka bir kazıya gittiklerinde görmedikleri bir uygulama neredeyse kalmamış oluyor.” dedi.

İlgili Haberler