PAÜ Hastanelerinden Dünya Alzheimer Ayı Açıklaması
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Nöroloji Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Selma Tekin, Dünya Alzheimer Ayı hakkında açıklamalarda bulundu.
PAÜ Hastaneleri Nöroloji Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Selma Tekin
yaptığı açıklamada şunları ifade etti: “Halk arasında unutkanlık çoğu zaman
yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilebiliyor. Oysa her unutkanlığı
yaşlanmaya bağlamamak gerekiyor. Özellikle unutkanlık günlük yaşamı etkilemeye
başlamışsa, bu durum Alzheimer hastalığı başta olmak üzere altta yatan başka
bir nörolojik sürecin habercisi olabilir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre
bugün dünya genelinde 55 milyondan fazla demans hastası bulunuyor ve demans
vakalarının yaklaşık yüzde 60-70'ini Alzheimer hastalığı oluşturuyor. Yaş
ilerledikçe zaman zaman isimleri, randevuları veya bazı ayrıntıları unutmak
normal olabilir. Ancak Alzheimer hastalığında görülen unutkanlık bundan
farklıdır. Yeni öğrenilen bilgilerin kısa süre içerisinde unutulması, aynı
soruların tekrar tekrar sorulması, daha önce sorunsuz yapılan yemek pişirme,
fatura ödeme veya alışveriş gibi günlük işlerde zorlanma, tanıdık yerlerde
kaybolma, zaman ve mekân kavramlarında karışıklık yaşama, kelime bulmakta
güçlük çekme ya da karar verme becerisinde belirgin değişiklikler ortaya
çıkması dikkate alınması gereken belirtilerdir. Bunun yanında kişilik ve duygu
durumunda meydana gelen değişiklikler, içe kapanma veya belirgin şüphecilik de
değerlendirilmesi gereken bulgular arasında yer alabilir. Alzheimer
hastalığının beyinde amiloid plaklar ve tau protein birikimleriyle ilişkili
ilerleyici bir nörodejeneratif süreç olduğunu biliyoruz. Bu süreç, hastalığın
klinik belirtileri belirgin hale gelmeden yıllar önce başlayabiliyor. Bu
nedenle erken dönemde ortaya çıkan belirtileri fark etmek ve gerekli
değerlendirmeyi zamanında yapmak büyük önem taşıyor.”
Doç. Dr. Selma
Tekin: “Akdeniz tipi beslenmenin tercih edilmesi, kaliteli ve düzenli uyku
alışkanlığının sürdürülmesi ve sosyal izolasyondan kaçınılması da genel beyin
sağlığını destekleyen önemli yaklaşımlar arasında.”
Alzheimer hastalığını tamamen önleyen ya da ortadan
kaldıran kesin bir tedavinin henüz bulunmadığını belirten Doç. Dr. Tekin,
günümüzde hastalığın seyrini yönetmeye yönelik önemli tedavi seçeneklerinin ve
riskleri azaltmaya yönelik yaklaşımların bulunduğunu söyledi. Özellikle
hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi damar sağlığını etkileyen risk faktörlerinin
orta yaşlardan itibaren kontrol altında tutulmasının, düzenli fiziksel aktivite
yapılmasının, zihinsel olarak aktif bir yaşam sürdürülmesinin, sosyal
ilişkilerin korunmasının ve dengeli beslenmenin beyin sağlığı açısından önem
taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Tekin, sözlerine şöyle devam etti: “Unutkanlık
şikâyeti yaşayan kişilerin bunu yalnızca yaşlanmaya bağlayarak hekime
başvurmayı ertelememesi gerektiğini özellikle vurgulamak istiyorum. Alzheimer
tanısında hastanın öyküsü ve klinik değerlendirme temel olmakla birlikte,
gerektiğinde nöropsikolojik testlerden, beyin görüntüleme yöntemlerinden ve
uygun hastalarda biyobelirteç analizlerinden yararlanabiliyoruz. Günümüzde
Alzheimer hastalığının seyrini yavaşlatmayı hedefleyen ve özellikle amiloid birikimini
hedef alan yeni nesil tedaviler konusunda da önemli bilimsel gelişmeler
yaşanıyor. Bu tedavilerin uygun hastalarda ve doğru zamanda
değerlendirilebilmesi açısından erken ve doğru tanı her zamankinden daha önemli
hale geliyor. Erken tanı yalnızca tedavi seçeneklerinin zamanında
değerlendirilmesi açısından değil, hastanın geleceğiyle ilgili kararlarını daha
sağlıklı bir şekilde alabilmesi, mevcut semptomatik tedavilerden daha etkin
yararlanabilmesi ve hasta yakınlarının ihtiyaç duyduğu desteğe daha erken
ulaşabilmesi açısından da büyük önem taşıyor. Alzheimer hastalığı hem hasta hem
de ailesi için uzun ve zaman zaman oldukça zorlu bir yolculuk olabiliyor. Bu
süreçte yalnızca hastalığın kendisini değil, hastanın ve ailesinin yaşam
kalitesini de gözetmek gerekiyor. Biz hekimler olarak bilimsel gelişmelerin
ışığında doğru tanı, güncel tedavi yaklaşımları ve psikososyal destek ile bu
yolculukta hastalarımızın ve ailelerinin yanında olmaya devam ediyoruz. 21
Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle özellikle şu mesajı vermek istiyorum:
Unutkanlığı yaşlılığın kaçınılmaz bir parçası olarak görmeyelim, erken
belirtileri önemseyelim ve gerektiğinde zaman kaybetmeden bir uzmana
başvuralım.”