PAÜ Hastaneleri Hasta Güvenliği Kültürünü Birlikte Güçlendiriyor
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Kalite Direktörü Prof. Dr. Atakan Yılmaz, hasta güvenliğinin yalnızca bir kalite hedefi değil, sağlık hizmetlerinin her aşamasında benimsenmesi gereken temel bir sorumluluk olduğunu belirterek, güvenli bakım süreçlerinin sürekli geliştirilmesine yönelik çalışmaları anlattı.
PAÜ
Hastaneleri Kalite Direktörü Prof. Dr. Atakan Yılmaz açıklamasında şu ifadelere
yer verdi: “Pamukkale
Üniversitesi Hastaneleri olarak hasta güvenliğini, sunduğumuz sağlık hizmetinin
ayrılmaz ve temel bir unsuru olarak görüyorum. Sağlıkta Kalite Standartları ve
Sağlıkta Akreditasyon Standartları’nın organizasyonel ve hizmet odaklı
yaklaşımını benimseyerek; güvenli, verimli, hasta ve çalışan odaklı, sürekli ve
sürdürülebilir sağlık hizmeti sunmayı temel sorumluluklarımız arasında kabul
ediyoruz. Bu anlayış doğrultusunda sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı
oluşturmayı, kaynaklarımızı etkin kullanmayı ve sağlık hizmetlerinin
sürekliliğini sağlamayı kurumsal kalite yaklaşımımızın temel yapı taşları
olarak ele alıyoruz. Hasta güvenliğini yalnızca ortaya çıkan bir hataya
müdahale etmek olarak değerlendirmiyorum. Benim için hasta güvenliği, riskleri
henüz ortaya çıkmadan fark etmek, doğru şekilde analiz etmek, gerekli önlemleri
almak ve güvenli bakım süreçlerini sürekli geliştirmektir. Sağlık
hizmetlerinin; çok sayıda sağlık profesyonelinin, farklı birimlerin, teknolojik
sistemlerin, ilaçların, tıbbi cihazların ve birbirini takip eden karmaşık
süreçlerin eş zamanlı yürütüldüğü yüksek riskli bir yapı olduğunu biliyoruz. Bu
nedenle hastanın sağlık kuruluşumuza başvurduğu andan taburculuğuna kadar geçen
her aşamada öngörülebilir riskleri belirliyor, değerlendiriyor ve yönetiyoruz.
Hasta güvenliği uygulamalarımızla öncelikle hastaya zarar verebilecek olayların
meydana gelmesini önlemeyi hedefliyoruz. İlaç hataları, cerrahi süreçlerde
yaşanabilecek hatalar, hasta düşmeleri ve sağlık bakımı ile ilişkili enfeksiyonlar
gibi risk alanlarında koruyucu ve önleyici uygulamalar geliştiriyoruz. Tamamen
ortadan kaldırılması mümkün olmayan risklerde ise etkileri en aza indirmek için
Mavi Kod, Pembe Kod gibi acil durum uygulamalarımızı etkin ve koordineli
şekilde yürütüyoruz. Bunun yanında ramak kala olayları ve istenmeyen olayları
yalnızca birer bildirim olarak görmüyor, sistemimizi geliştirmek ve benzer
durumların tekrarını önlemek için önemli birer öğrenme fırsatı olarak
değerlendiriyoruz.”
Prof. Dr. Yılmaz: “Hasta güvenliği, hepimizin ortak sorumluluğudur.”
Hasta
güvenliği yaklaşımının uluslararası ve ulusal standartlarla uyumlu bir şekilde
sürdürüldüğüne değinen Prof. Dr. Yılmaz, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2021–2030
Global Hasta Güvenliği Eylem Planı’nda ortaya koyduğu, sağlık hizmeti sunumu
sırasında hiç kimsenin zarar görmediği ve her hastanın her zaman ve her yerde
güvenli, etkili ve saygılı bakım aldığı bir sağlık sistemi vizyonunu
benimsediklerini belirtti. Ülkemizde de T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından
yürütülen Türkiye Sağlıkta Kalite Sistemi ve Ulusal Hasta Güvenliği Hedefleri
doğrultusunda uygulamalarını sürekli geliştirdiklerini söyleyen Prof. Dr.
Yılmaz, hasta güvenliği kültürünü kurumlarının tüm süreçlerine daha güçlü
şekilde yerleştirdiklerini vurguladı.
Prof. Dr.
Atakan Yılmaz: “Hasta güvenliğinin tek bir birimin, tek bir yöneticinin ya da
yalnızca belirli bir meslek grubunun sorumluluğu olmadığının farkındayız.
Güvenli sağlık hizmeti, güçlü bir ekip çalışmasıyla mümkündür. Bu nedenle
hekimlerimizden hemşirelerimize, sağlık teknikerlerimizden idari
çalışanlarımıza kadar sağlık hizmetinin her aşamasında görev alan tüm ekip
arkadaşlarımızın sürece aktif katılımını önemsiyoruz. Multidisipliner iş
birliğini güçlendiriyor, eğitim ve farkındalık çalışmalarını sürdürüyor,
süreçlerde ortaya çıkabilecek riskleri birlikte analiz ediyor ve gerekli
önleyici faaliyetleri planlıyoruz. Olay ve hata bildirimlerini bir suçlama veya
kişiyi sorumlu tutma aracı olarak değil, sistemimizi geliştiren değerli geri
bildirimler olarak ele alıyoruz. Güvenli uygulamaların sağlık hizmetinin tüm
süreçlerinde standart hale gelmesi ve hasta ile hasta yakınlarının da bakım
süreçlerine aktif olarak katılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hasta
güvenliği kültürümüzün en önemli unsurlarından biri de hatalardan öğrenen ve
sürekli gelişen bir sistem anlayışıdır. Bir olay meydana geldiğinde yalnızca
‘Kim hata yaptı?’ sorusuna odaklanmıyoruz. Asıl olarak ‘Bu olayın ortaya
çıkmasına hangi sistemsel koşullar neden oldu ve aynı durumun tekrar yaşanmaması
için ne yapmalıyız?’ sorularına odaklanıyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda olay
ve hata bildirimlerini kişi üzerinden değerlendirmiyor; iletişim süreçlerini,
eğitim ihtiyaçlarını, iş akışlarını, çalışma ortamını, çevresel koşulları ve
teknolojik faktörleri bir bütün olarak inceliyoruz. Böylece yaşanan her olaydan
öğreniyor, elde ettiğimiz bilgiler doğrultusunda süreçlerimizi yeniden
değerlendiriyor ve gerekli iyileştirmeleri hayata geçiriyoruz. Ben hasta
güvenliğini yalnızca belirli prosedürlerin uygulanmasıyla sınırlı bir konu
olarak görmüyorum. Hasta güvenliği, kurumun çalışma kültürünün bir parçasıdır.
Güvenliğin sürdürülebilir olması için çalışanlarımızın kendilerini ifade
edebildiği, riskleri ve hataları çekinmeden bildirebildiği, öğrenmenin ve
iyileştirmenin desteklendiği bir çalışma ortamı oluşturmanın gerekliliğine
inanıyorum. Çünkü biliyorum ki güçlü bir hasta güvenliği kültürü; yalnızca
olayları önlemekle değil, her olaydan ders çıkararak sistemi daha güvenli hale
getirmekle mümkündür. Riskleri önceden görüyor, süreçlerimizi ölçüyor ve
izliyor, hasta ve çalışan geri bildirimlerini dikkate alıyor, kanıta dayalı
uygulamaları geliştiriyor ve sürekli iyileştirme anlayışımızı kararlılıkla
sürdürüyoruz. Çünkü bizim için hasta güvenliği yalnızca bir kalite hedefi
değil, her gün yerine getirdiğimiz temel bir sorumluluktur. Daha güvenli bir
sağlık hizmeti için birlikte çalışıyor, birlikte öğreniyor ve birlikte
geliştiriyoruz. Bu anlayışla hasta güvenliği kültürümüzü her geçen gün daha da
güçlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.