PAÜ Hastanelerinden Okula Dönüş Uyarısı: Çocukların Kaygıları Göz Ardı Edilmemeli
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Merve Aktaş Terzioğlu, yaz tatilinin ardından başlayan okula dönüş sürecinde çocuklarda görülebilecek uyum güçlükleri ve kaygı belirtilerine ilişkin ailelere önemli önerilerde bulundu.
Yaz tatilinin ardından çocukların daha esnek
bir günlük düzenden; erken uyanma, ders saatleri ve okul sorumluluklarının
bulunduğu daha yapılandırılmış bir yaşama geçtiğini belirten Doç. Dr. Merve Aktaş
Terzioğlu, ilk günlerde görülebilen kısa süreli isteksizlik, huzursuzluk veya
kaygının çoğu zaman doğal bir uyum tepkisi olabileceğini ifade etti.
Okulun çocuklar için yalnızca akademik
bilgilerin öğrenildiği bir ortam olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Aktaş
Terzioğlu, okulun aynı zamanda arkadaşlık ilişkilerinin kurulduğu, sosyal
becerilerin geliştirildiği ve günlük yaşama düzen kazandıran önemli bir yaşam
alanı olduğunu söyledi. Doç. Dr. Aktaş Terzioğlu, bu nedenle okula dönüş
sürecinin yalnızca derslerin başlaması olarak değil, çocuğun günlük ve sosyal
yaşam düzenine yeniden dönmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Çocuk ‘okula
gitmek istemiyorum’ diyorsa bunun nedenini anlamak gerekir.”
Uzun bir tatilin ardından çocukların “Okula
gitmek istemiyorum” veya “Tatil bitmeseydi” şeklindeki ifadelerinin tek başına
bir problem anlamına gelmediğini belirten Doç. Dr. Aktaş Terzioğlu, burada
önemli olanın belirtilerin zaman içinde azalması ve çocuğun günlük yaşamını
belirgin biçimde etkilememesi olduğunu kaydetti.
Çocuğun yaşadığı kaygının küçümsenmemesi
gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Aktaş Terzioğlu, ailelerin “Bunda korkacak ne
var?” gibi ifadeler kullanmak yerine çocuğun yaşadığı duyguyu anladıklarını
göstermelerinin daha destekleyici olacağını ifade etti. Doç. Dr. Aktaş
Terzioğlu, yeni düzene alışmanın zaman alabileceğinin çocuğa anlatılmasının kendisini
daha güvende hissetmesine yardımcı olabileceğini belirterek, “Çocuğun yaşadığı
kaygıyı küçümsememek gerekir. Yeni düzene alışmanın zaman alabileceğini
söylemek çocuğun kendisini daha güvende hissetmesine yardımcı olur” dedi. Bununla
birlikte kaygının sürekli konuşulan bir konu hâline getirilmemesi gerektiğine
dikkat çeken Doç. Dr. Aktaş Terzioğlu, günlük yaşamın ve okul devamının mümkün
olduğunca olağan biçimde sürdürülmesinin önem taşıdığını söyledi.
“Bu belirtilere dikkat”
Özellikle okula gitme saatlerinde tekrarlayan
karın ağrısı, baş ağrısı veya mide bulantısı gibi bedensel yakınmaların yanı
sıra yoğun ağlama ve okula gitmeyi sürekli reddetme gibi davranışların daha
yakından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Aktaş Terzioğlu,
belirtilerin uzun sürmesi ve çocuğun işlevselliğini etkilemesi durumunda altta
yatan nedenlerin araştırılmasının önem taşıdığını ifade etti.
Okula uyum güçlüğünün farklı nedenlerin
sonucu olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Merve Aktaş Terzioğlu, bu nedenler
arasında ayrılık kaygısı veya diğer kaygı sorunları, depresif belirtiler,
dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlükleri, arkadaş
ilişkilerinde yaşanan sorunlar ve akran zorbalığının bulunabileceğini söyledi. Doç.
Dr. Aktaş Terzioğlu, “Yalnızca ‘okula gitmek istemiyor’ davranışına odaklanmak
yerine, bu davranışın arkasındaki nedeni anlamaya çalışmak gerekir”
değerlendirmesinde bulundu.
“İlk haftalarda öncelik
günlük düzen”
Okulların açıldığı ilk haftalarda yoğun akademik
başarı baskısı oluşturmak yerine çocuğa yeni düzene alışması için zaman
tanınmasını öneren Doç. Dr. Aktaş Terzioğlu, uyku düzeni, okula düzenli devam
ve günlük sorumlulukların yeniden kazanılmasının öncelikli olması gerektiğini
belirtti.
Akademik beklentilerin çocuğun yaşı ve
gelişim özellikleri göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiğini ifade
eden Doç. Dr. Aktaş Terzioğlu, yaz tatilinde değişen uyku saatlerinin okul
düzenine aşamalı olarak yaklaştırılmasının geçiş sürecini kolaylaştırabileceğini
söyledi.
Akşam saatlerinde ekran kullanımının
azaltılmasını ve uyku öncesinde daha sakin bir rutin oluşturulmasını öneren Doç.
Dr. Aktaş Terzioğlu, çantanın hazırlanması ve ertesi gün giyilecek kıyafetlerin
bir gece önceden belirlenmesinin de sabah yaşanan telaşı azaltabileceğini
kaydetti.
“Ebeveynlerin tutumu önemli”
Özellikle okula yeni başlayan veya okul
değiştiren çocukların ailelerinde çeşitli endişelerin yaşanabileceğini belirten
Doç. Dr. Merve Aktaş Terzioğlu, ebeveynlerin kendi kaygılarını mümkün olduğunca
çocuklarına yansıtmaması gerektiğinin altını çizdi. Buradaki amacın çocuğa
hiçbir sorun yaşamayacağına ilişkin gerçekçi olmayan bir güvence vermek
olmadığını ifade eden Aktaş Terzioğlu, asıl önemli olanın çocuğa
karşılaşabileceği güçlüklerle baş edebileceğini ve ihtiyaç duyduğunda
ailesinden destek alabileceğini hissettirmek olduğunu söyledi. Doç. Dr. Aktaş
Terzioğlu, “Çocuğun ailesinin kendisine güvendiğini ve yaşadığı sorun
karşısında yalnız olmadığını bilmesi önemli bir güven kaynağıdır” dedi.
“Ne zaman profesyonel destek
alınmalı?”
Okula dönüş dönemindeki uyum güçlüklerinin
önemli bir bölümünün zaman içinde azaldığını belirten Doç. Dr. Aktaş Terzioğlu,
kaygının giderek artması, çocuğun okula gitmekte belirgin güçlük yaşaması,
tekrarlayan bedensel yakınmaların ortaya çıkması veya günlük işlevselliğin
bozulması hâlinde profesyonel değerlendirme yapılmasını önerdi.
Uzun süren ve çocuğun günlük yaşamını
belirgin biçimde etkileyen durumlarda çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanına
başvurulmasının uygun olacağını belirten Doç. Dr. Merve Aktaş Terzioğlu,
sağlıklı bir okul başlangıcı için çocuğa zaman tanınması, günlük düzenin
yeniden oluşturulması, kaygısının küçümsenmemesi ve sakin, güven veren bir
tutum sergilenmesi gerektiğini vurguladı.