PAÜ Hastanelerinden Kalp Sağlığına İlişkin Önemli Açıklamalar
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dursun Dursunoğlu, kalp ve damar hastalıklarının nedenleri, risk faktörleri ve korunma yollarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
PAÜ Hastaneleri Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Dursun Dursunoğlu yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı: Kalp ve damar
sağlığımızı koruyalım. Kalp ve damar hastalıkları hem dünyada hem de ülkemizde
en önemli ölüm nedenlerinin başında geliyor. Kalp krizinin en önemli nedeni ise
kalp kasını besleyen koroner damarların daralması veya aniden tıkanmasıdır.
Bunu basit bir örnekle anlatabiliriz. Kalp kasını bir tarla, koroner damarları
da bu tarlayı sulayan su kanalları gibi düşünelim. Damar daralır veya
tıkanırsa, kalbin o bölgesine yeterli kan ve oksijen ulaşamaz. Önce kalp
kasında çalışma bozukluğu ortaya çıkar, damar tamamen tıkanır ve zamanında
açılmazsa kalp kasında kalıcı hasar, yani kalp krizi gelişebilir. Bu nedenle
aslında en önemli konu, damar tıkanıklığı ortaya çıkmadan önce risk
faktörlerini kontrol altına almaktır. Ailede erken yaşta kalp hastalığı bulunması
gibi değiştiremeyeceğimiz riskler vardır. Ancak sigara, yüksek tansiyon,
diyabet, yüksek kolesterol, fazla kilo, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme
gibi birçok risk faktörünü kontrol etmek bizim elimizdedir.”
Prof. Dr. Dursunoğlu: “Kalp sağlığında düzenli hareket, dengeli beslenme ve
kilo kontrolü büyük önem taşıyor.”
Kalbimizi korumak için öncelikle sigaradan uzak durmalı, kilomuzu kontrol
etmeli, tansiyon ve kan şekerimizi düzenli takip etmeli ve kolesterolümüzü
ihmal etmemeliyiz diyen Prof. Dr. Dursun Dursunoğlu, “Mümkünse her gün düzenli
hareket etmeli; haftada en az 150 dakika orta düzeyde fiziksel aktivite yapmaya
çalışmalıyız. Beslenmede ise Akdeniz tipi beslenmeyi tercih etmek önemli.
Sebze, meyve, baklagiller, balık, zeytinyağı, tam tahıllar ve ölçülü miktarda
kuruyemiş tüketmeli; şekerli içeceklerden, aşırı tuzdan, işlenmiş ve rafine
karbonhidratlardan mümkün olduğunca uzak durmalıyız. Fazla kilo; tansiyon,
diyabet, insülin direnci ve uyku apnesi gibi birçok sorunun ortaya çıkmasını
kolaylaştırır. Bu nedenle kilo kontrolü de kalp sağlığının önemli bir
parçasıdır. Son olarak, varsa tansiyon, şeker ve kalp ilaçlarımızı doktorumuzun
önerdiği şekilde düzenli kullanmalı ve kontrollerimizi aksatmamalıyız.
Unutmayalım; kalp sağlığını korumak, kalp hastalığı ortaya çıktıktan sonra
tedavi etmekten çok daha değerlidir. Kalbimizi korumak için yapacağımız küçük
ama düzenli değişiklikler, gelecekte büyük fark yaratabilir.” ifadelerini
kullandı.