PAÜ’de “Türkiye’de Cumhuriyet Düşüncesinin Tarihsel Gelişimi ve Atatürk” Konulu Bir Konferans Yapıldı
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) tarafından Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103. yıl dönümü nedeniyle “Türkiye’de Cumhuriyet Düşüncesinin Tarihsel Gelişimi ve Atatürk” adlı bir konferans yapıldı.
PAÜ İnsan ve Toplum Bilimleri
Fakültesi Prof. Dr. İsmail Çetişli Konferans Salonu’nda yapılan etkinlikte
Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mithat Aydın ile İnsan ve Toplum
Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Umut Karabulut birer sunum
gerçekleştirdiler.
“Eski Türk anıtlarını incelerseniz belli demokratik özellikler
gösterdiğini görebilirsiniz”
Konferansın ilk kısmında Prof.
Dr. Mithat Aydın, Cumhuriyet kavramı ve tarihsel gelişimini ele alan bir sunum
yaptı. Cumhuriyetin tanımını bir iradeye bağlı olmaksızın birden fazla iradeye
bağlı olması şeklinde payan Prof. Dr. Aydın sözlerine şöyle devam etti: “Her
cumhuriyet demokratik olmayabilir. Demokratik olmayan cumhuriyet yönetimlerinin
ilk örneklerini Antik Yunan ve Antik Roma dönemlerinde aristokratik
yönetimlerde (aristokratik cumhuriyet) gördüğümüz gibi yaşadığımız çağda da
demokratik olmayan örneklerini de görmemiz mümkündür. Askeri ve ideolojik diktatörlere bağlı cumhuriyetler
olduğu gibi demokratik sistemlerin olduğu örnekler de bulunmaktadır. Bugün
devletimizin yönetim biçimi olan cumhuriyet yönetimin uzun aydınlanma ve
devrimler çağı süreçlerinden sonra ortaya çıkan bir sonuç olarak kabul
etmeliyiz. Cumhuriyetin temel ilkelerinden biri olan seçim ile devlet
başkanının seçilmesidir. Özellikle iktidarın umuma/kamuya ait olması şeklinde
tanımladırılabilir. Eski Türk anıtlarını incelerseniz belli demokratik
özellikler gösterdiğini görebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nin aslında temeli
devrimler çağı fikirlerine dayanmaktadır.”
“Mustafa Kemal Paşa inandığı bir şeyi yaptı ve ulus eliyle gerçekleşen
bir mücadele yürüttü”
Osmanlı Devleti’nin Meşrutiyet
Dönemi (1876-1908), Millî Mücadele Dönemi (1919-1923) Dönemi ve 1924-1937
olarak sunumunu üç temel dönemi ele alarak gerçekleştiren Prof. Dr. Umut
Karabulut şunları aktardı: “Mithat Hocamın da aktardığı üzere Cumhuriyet
kavramı bir anda ortaya çıkmadı. Cumhuriyetin bu topraklarda da bir arka planının
olduğudur. Cumhuriyet Osmanlı Devleti döneminde meşveret (toplanma), meşrutiyet
(şartlı yönetim ve anayasaya uygun olma), cumhur (halk), hürriyet ve egemenlik
tartışmaları olarak kendisini ifade etmiştir. İkinci Dönem Millî Mücadele
dönemi, burada savaşla birlikte cumhuriyet rejiminin cumhuriyet olarak ilan
edilmeden önce tarihsel altyapısının oluştuğu ve kurumsallaştığını göreceğiz.
Üçüncüsü rejimin ilanı ve bu ideolojinin nasıl yerleştiğini değerlendireceğiz.
19. Yüzyıl Tanzimat Dönemi önemlidir. Yeni Osmanlılar ve Jön Türkler’in çeşitli
tartışmalarda Türkiye’de Cumhuriyetçiliği ortaya çıkaran çeşitli kavramları
tartıştığı görülmektedir. Meşrutiyet Dönemi dışında Balkan Savaşlarından ve
Birinci Dünya Savaşı’ndan da bahsetmek gerekir. Burada aslında Türkiye’nin bir
ulus-devlete dönüşme sürecinin de Cumhuriyetçilik ile birlikte kendisini gösterdiğini
söylemeliyiz. İmparatorluktan ulus-devlete dönüştükçe Balkanlardaki topraklar
kaybedildikçe, Birinci Dünya Savaşı’nda Arap vilayetleri kaybedilince elde kalan
topraklarda Türk-İslam ahalini oluşturmaya başladıkça Türkiye’nin de bildiğiniz
gibi bir ulus-devlet olarak ortaya çıktığını görmekteyiz. Ulus-devletlerin
yönetim biçimlerinin Cumhuriyetçilik olarak karşımıza çıkmasının yolunu
açmıştır. Mondros Mütarekesi ile birlikte elde kalan toprakların Türk – İslam
ahaline dönüşmesi ile dönemin Wilson Prensipleri ile süregelen barış
antlaşmalarına göre Ankara Hükümetine bir meşruiyet sağlamaktadır. Biz bunu Millî
Mücadele döneminde de çok iyi bir yöntem olarak kullandık. Mustafa Kemal Paşa
inandığı bir şeyi yaptı ve ulus eliyle gerçekleşen bir mücadele yürüttü. Ama
ulus eliyle yürütülen bu mücadelenin hem kazanılmasında hem de uluslararası
meşruiyetinde çok büyük bir etken oluşturdu.”
Sunumların ardından program teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi.