PAÜ ile DTO İş Birliğinde Tekstilde Sürdürülebilir Üretim Projesi Hayata Geçirildi
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Görkem Gedik’in yürütücülüğünü üstlendiği TÜBİTAK 1001 destekli AR-GE projesi, Denizli Teknik Tekstil Merkezi (DTTM) altyapısıyla hayata geçirildi. Proje, tekstil sektöründe yüksek su ve enerji tüketimini azaltacak yenilikçi çözümler geliştirerek Türkiye’nin sürdürülebilir üretim hedeflerine katkı sunmayı amaçlıyor.
Denizli’de üniversite-sanayi iş birliği ve nitelikli insan
kaynağı ile TÜBİTAK 1001 kapsamında bilimsel temelli teknolojik çözümler
üretilmeye devam ediliyor. Bu kapsamda; Denizli Ticaret Odası (DTO) tarafından
kurulan, bölgenin teknoloji üssü konumundaki Denizli Teknik Tekstil Merkezi
(DTTM) bünyesinde Pamukkale Üniversitesi ile birlikte yürütülen projenin ekibi
akademik bilgi birikimini merkezin teknolojik altyapısıyla birleştirerek
Denizli’nin geleneksel ev tekstili üretimini yüksek katma değerli teknik
tekstil alanına dönüştürme vizyonuna hizmet ediyor. Üniversitedeki akademik
bilgi birikimin sahadaki yüksek teknoloji altyapısıyla birleştirilen proje
kapsamında somut sektörel çözümler hedefleniyor.
Proje ekibinde; Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
Tekstil Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Görkem Gedik ile birlikte
Dr. Yağmur Meltem Aydın Kızılkaya ve Öğr. Üyesi Dr. Ece Kalaycı ile Tekstil
Mühendisi Ümran Baltalı yer alıyor. Sanayi tarafını temsilen ise Denizli ABİGEM
ve DTTM’nin teknik kadrosunda görev yapan, aynı zamanda Tekstil Mühendisliği
yüksek lisans öğrencisi Beyza Ulusoy da araştırmacı olarak bulunuyor.
Su ve Enerji Tüketimine Yenilikçi
Çözüm
Doç. Dr. Görkem Gedik, tekstil sektörünün yüksek su ve
enerji tüketimi nedeniyle çevresel etkisinin oldukça büyük olduğunu belirterek,
sürdürülebilir üretim modellerinin küresel rekabet açısından zorunlu hale
geldiğini ifade etti. Gedik, özellikle su kaynaklarının korunması ve enerji
maliyetlerinin düşürülmesinin uluslararası pazarda rekabet gücünü artıracağını
vurguladı.
Tekstil sektörünün, geleneksel olarak yüksek su ve enerji
tüketimi, önemli miktarda atık oluşumu ve lineer üretim modelleri ile
karakterize edilen, kaynak yoğun bir iş kolu olduğunu söyleyen Doç. Dr. Görkem
Gedik konuşmasına şöyle devam etti: “Avrupa Çevre Ajansı verilerine göre
tekstil sektörü, malzeme tüketiminden kaynaklanan toplam çevresel etkinin
yaklaşık %9'undan sorumlu. Bu durum da sektörün küresel rekabetçiliğini
koruması ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşması için derin bir dönüşümü
zorunlu kılıyor. Özellikle su kaynaklarının korunması ve enerji maliyetlerinin
düşürülmesi, markalaşma ve itibarın yanı sıra uluslararası pazarda rakiplerle
mücadele edebilmek için hayati bir eşik haline geldi”.
Süperkritik CO2 ve plazma
teknolojisi ile çifte verimlilik
Proje kapsamında, tekstil ürünlerinin susuz boyanmasını
sağlayan Süperkritik CO2 Boyama Teknolojisi ile plazma teknolojisi birlikte
kullanılıyor. Bu yöntem sayesinde geleneksel boyama süreçlerine göre daha az
enerji ve kimyasal tüketimi hedeflenirken, işletme maliyetlerinde yüzde 50’ye
varan tasarruf potansiyeli öngörülüyor.
Proje kapsamında, Denizli Teknik Tekstil Merkezi’nde,
tekstil materyallerinin susuz boyanmasına olanak tanıyan Süperkritik Akışkan
Uygulama (Süperkritik CO2 Boyama) makinesi kullanılıyor. Söz konusu ileri
teknoloji ile geleneksel su bazlı boyama işlemlerine göre çok daha az enerji ve
kimyasal kullanarak işletme maliyetlerinde %50'ye varan bir düşüş potansiyeli
sunacağını vurgulayan Doç. Dr. Gedik, projede ayrıca yüzey aktivasyonunu
optimize ederek boyama verimliliğini artıran kuru bir teknik olan plazma
teknolojisinden yararlanıldığını ekledi.
Denizli’deki tekstil firmalarının
ihracatta daha yüksek katma değer elde etmesi amaçlanıyor
Doç. Dr. Gedik proje hakkında verdiği demeçte şunları
belirtti: “Araştırma kapsamında geliştirilen yöntemlerle polyester liflerin
susuz boyanmasında enerji ihtiyacının yüzde 20 azaltılması, süreç
optimizasyonuyla ekipman maliyetlerinin ise yaklaşık yüzde 15 düşürülmesi
planlanıyor. Böylece yüksek teknolojiye dayalı üretim süreçlerinin KOBİ’ler
için daha erişilebilir hale gelmesi ve Denizli’deki tekstil firmalarının
ihracatta daha yüksek katma değer elde etmesi amaçlanıyor. Projenin
tamamlanmasıyla birlikte Denizli’nin sürdürülebilir üretim ve yeşil tekstil
alanında uluslararası ölçekte örnek gösterilen merkezlerden biri olmasının
hedefleniyor”.
Yüzde 20 enerji tasarrufu ile yüzde
15 maliyet düşüşü hedeflendi
Geliştirilen özgün yöntemler ve yardımcı maddelerle
poliester liflerin susuz boyanmasında enerji gereksiniminin %20 oranında
düşürülmesi planlandığını da kaydeden Doç. Dr. Gedik, süreç optimizasyonu
sayesinde ekipman maliyetlerinde %15 civarında bir azalma sağlanarak, yüksek
teknolojili üretimin KOBİ'ler için daha erişilebilir hale getirilmesi
hedeflendiğinin altını çizdi. Bu iyileştirmelerin Denizli’deki tekstil
işletmelerinin ihracat birim satış fiyatlarını artırarak uluslararası değer
zincirlerinde daha üst sıralara tırmanmalarına yardımcı olacağını ekleyen Doç.
Dr. Gedik, bu önemli bilimsel çalışma ile Denizlimiz sürdürülebilir üretim ve
yeşil tekstil konusunda küresel bir model olma yolunda emin adımlarla ilerleyecektir
dedi.