PAÜ Hastanelerinden Menopoz Bir Son Değil, Yeni Bir Dönem Açıklaması
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ömer Tolga Güler, Dünya Menopoz Günü hakkında açıklamalarda bulundu.
PAÜ Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ömer Tolga Güler yaptığı açıklamada şunları ifade etti: “Menopoz kadın yaşamının doğal bir dönemi olmakla birlikte, bu süreçte meydana gelen hormonal ve fiziksel değişimlerin bilinmesi sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi açısından büyük önem taşıyor Menopoz döneminde ortaya çıkan belirtilerin tanınması, olası sağlık sorunlarının erken fark edilmesi ve gerekli durumlarda uzman desteği alınması, kadınların yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlar. Menopoz, basit olarak kadınlarda adet kanamalarının kalıcı olarak sona ermesidir. Bunun nedeni yumurtalıklardaki yumurtaların programlanmış olarak tükenmesidir. Kadınlar belirli sayıda yumurta hücresiyle dünyaya gelir. Yaş ilerledikçe (hatta daha anne karnında iken) yumurtalardaki bu hücrelerin sayısı azalır ve sonunda yumurtalıkların hormon üretimi giderek düşer. Bunun sonucunda artık belirli bir yaş sonrası adet kanamaları sona erer. Bir kadının başka bir neden olmaksızın 12 ay boyunca hiç adet görmemesi menopoz olarak kabul edilir. Menopoz genellikle 45-55 yaşları arasında gerçekleşir. Türkiye'de ise kadınlar ortalama 47-49 yaşlarında menopoza girmektedir. Menopoz birdenbire ortaya çıkmayabilir. Öncesinde birkaç yıl sürebilen bir geçiş dönemi yaşanabilir. Bu dönemde adetler düzensizleşebilir, kanamalar azalabilir veya artabilir. Bazı kadınlarda sıcak basmaları, gece terlemeleri ve uyku sorunları da başlayabilir. Menopozun 40 yaşından önce ortaya çıkması ise normal bir durum değildir. Bu durumda erken yumurtalık yetmezliği açısından mutlaka değerlendirme yapılması gerekir. Menopoz bir hastalık değildir. Ergenlik ve gebelik gibi kadın yaşamının doğal süreçlerinden biridir. Ancak menopozun doğal bir süreç olması, ortaya çıkan bütün şikâyetlerin normal kabul edilmesi gerektiği anlamına gelmez. Menopoza yaklaşan kadınlarda adet düzensizlikleri sık görülür. Ancak her adet düzensizliğinin menopoz nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmemelidir. Önceden normal olan adet kanamalarının belirgin şekilde artması, adet kanamasının normalden çok daha uzun sürmesi, iki adet dönemi arasında kanama olması, cinsel ilişkiden sonra kanama görülmesi, uzun süre adet görmedikten sonra yeniden yoğun kanama başlaması, şiddetli veya giderek artan kasık ağrısı, kötü kokulu ya da kanlı vajinal akıntısı gibi durumlarda özellikle kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalıdır.”
“Menopozdan korkmayın, sağlığınızı ihmal etmeyin.”
Menopozdan sonra vajinal kanama
normal olmadığı belirten Prof. Dr. Ömer Tolga Güler açıklamalarına şu şekilde
devam etti: “Böyle bir durum varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Unutulmamalıdır
ki menopozdan yıllar sonra ortaya çıkan tek bir damla kanama veya lekelenme bile
araştırılmalıdır. Menopoza giren her kadının ilaç kullanması gerekmez. Hafif
sıcak basmaları yaşayan ve günlük hayatı etkilenmeyen bir kadının mutlaka
hormon tedavisi alması gerekmez. Ancak gece terlemeleri nedeniyle uyuyamayan,
gün içinde sürekli yorgun hisseden veya yaşam kalitesi ciddi şekilde bozulan
bir kadında tedavi düşünülmelidir. Benzer şekilde vajinal kuruluk ve cinsel
ilişki sırasında ağrı, kadınların katlanmak zorunda olduğu sorunlar değildir.
Bu şikâyetler için etkili tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Tekrarlayan idrar
yolu enfeksiyonları ve menopozla ilişkili vajinal yakınmalar da
değerlendirilmelidir. Kemik erimesi saptanan kadınlarda ise kırık riskine göre
uygun tedavi planlanmalıdır. Geçmiş yıllarda yapılan bazı araştırmaların
ardından hormon tedavisinin meme kanseri ve kalp hastalıkları riskini
artırabileceği yönündeki haberler, birçok kadında endişeye neden olmuştur. Günümüzde
ise hormon tedavisinin yararlarının ve risklerinin kadının yaşına, menopozdan
sonra geçen süreye, sağlık durumuna ve kullanılan tedavinin türüne göre
değiştiği bilinmektedir. Hormon tedavisi her kadın için tehlikeli değildir.
Ancak her kadın da doktor kontrolü olmadan hormon kullanmamalıdır. Menopoz, HPV
enfeksiyonuna karşı koruma sağlamaz. HPV, yani insan papilloma virüsü,
çoğunlukla cinsel temas yoluyla bulaşan bir virüstür. Bazı HPV türleri rahim
ağzı kanserine neden olabilir. HPV enfeksiyonları yalnızca genç kadınlarda
görülmez. Menopoz sonrasında da HPV enfeksiyonu gelişebilir. Menopoz, kadın
hayatının kaçınılmaz ve doğal dönemlerinden biridir. Bir hastalık, kadınlığın
sona ermesi veya yaşlanmanın başlangıcı olarak görülmemelidir.”