15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü PAÜ’de Düzenlenen Biz Dizi Etkinlik İle Anıldı

2 Saat Önce
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörlüğü 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü anmak adına bir dizi etkinlik düzenledi. Rektör Prof. Dr. Mahmud Güngör’ün katılımı ile gerçekleşen etkinlikler arasında konferans, sergi, ikramlar ile vaaz ve dua yer aldı.

PAÜ Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz Kongre ve Kültür Merkezi fuaye alanında düzenlenen fotoğraf sergisi ile emekli Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kazım Kara’nın konuk konuşmacı olduğu “İrade Bizim Zafer Bizim” başlıklı konferans ile başlayan programa Denizli protokol üyeleri, akademik ve idari personel katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan konferans Rektör Prof. Dr. Mahmud Güngör’ün açılış konuşmaları ile devam etti.

Rektör: “Ben bu kürsüde sadece bir rektör olarak konuşmuyorum. Ben aynı zamanda o gece yüreği Ankara'da atan bir baba olarak da konuşuyorum.”

Rektör Prof. Dr. Mahmud Güngör yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Milletlerin tarihinde bazı geceler vardır; takvim yapraklarında bir tarih olmanın ötesine geçer, nesiller boyunca anlatılan bir iman, cesaret ve haysiyet destanına dönüşür. 15 Temmuz da milletimizin hafızasında işte böyle bir gecedir. O gece karanlık, silahın gücüyle aydınlığı susturabileceğini sandı. Fakat hesap edilemeyen bir hakikat vardı: Bu toprakların mayasında istiklâl vardı. Bu milletin yüreğinde iman vardı. Bu bayrağın gölgesinde büyüyen insanların karakterinde ise teslimiyet değil, direniş vardı. Denizli de bu kutlu direnişin en güçlü şehirlerinden biri oldu. Meydanlara doluşan binlerce hemşerimiz, demokrasiye ve millî iradeye sahip çıktı. O gece Denizli, Çanakkale ruhunun hâlâ diri olduğunu bütün Türkiye'ye gösterdi. Ankara'da ise stratejik kurumlarımızdan biri olan Türksat tesisleri hain darbecilerin hedefleri arasındaydı. Çünkü iletişimi susturabilirlerse milleti susturabileceklerini sanıyorlardı. Fakat hesap edemedikleri bir şey vardı...Bu milletin evlatları görev yerlerini terk etmeyecek kadar vatan sevdalısıydı. O gece Türksat'ta görev yapan kahramanlarımız, canlarını ortaya koyarak yayınların ve haberleşmenin kesilmesine izin vermediler. Kimileri şehadet şerbetini içti, kimileri gazi oldu; ama hiçbiri geri adım atmadı. Ben bu kürsüde sadece bir rektör olarak konuşmuyorum. Ben aynı zamanda o gece yüreği Ankara'da atan bir baba olarak da konuşuyorum. Oğlum Muhammet Musa Güngör, o gece Türksat'ta nöbetçi personel olarak görev başındaydı. Saatler ilerledikçe haberler ağırlaşıyor, bombaların sesi ekranlardan yükseliyor, telefonlar zaman zaman susuyor, yürekler ise daha hızlı çarpıyordu. Bir tarafta görevini yapan evladım...Diğer tarafta, ona ulaşmaya çalışan bir baba... İnanın, o gece sadece benim değil, binlerce anne ve babanın yüreği aynı duyguları yaşadı. Bir evladın vatani göreviyle, bir babanın duası aynı anda gökyüzüne yükseldi. Rabbime sonsuz hamdolsun ki oğlum sağ salim görevini tamamladı. Fakat o gece nice anne ve baba evladını şehit verdi. Bu nedenle bugün konuşurken yalnızca kendi duygularımı değil; şehit ailelerimizin emanet ettiği kutsal hatırayı da yüreğimde taşıyorum. Çünkü bu millet bilir ki; vatan, üzerinde yaşanılan bir toprak parçasından ibaret değildir. Vatan; ezan sesidir, bayraktır, ailedir, hatıradır, emanettir ve emanete sahip çıkmak, bu milletin en köklü karakteridir. 15 Temmuz bize şunu öğretti: Vatan sadece sınırlarla korunmaz. Unutmayınız ki; bir millet geçmişini unutursa geleceğini de emanet edecek sağlam bir zemin bulamaz. İşte bu sebeple 15 Temmuz, korkunun cesarete yenildiği gecedir. Umutsuzluğun inanca mağlup olduğu gecedir. İhanetin, millet vicdanı karşısında dağılıp yok olduğu gecedir. Bu yılın anlam yüklü ifadesi olan "İrade Bizim, Zafer Bizim" sözü, yalnızca bir slogan değil; milletimizin tarih boyunca verdiği mücadelenin özüdür. Milletimizin bin yıllık yürüyüşü, zaferlerin silahla başlamadığını; önce yürekte filizlendiğini göstermektedir. Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Millî Mücadele'den 15 Temmuz'a uzanan aynı ruh, aynı inanç ve aynı kararlılık nesilden nesile taşınmıştır. Tarih değişmiş, meydanlar değişmiş, sınamalar değişmiştir; fakat milletimizin vakarını besleyen değerler asla değişmemiştir. Pamukkale Üniversitesi olarak bizlere düşen sorumluluk, bu büyük mirası yalnızca hatırlamak değil; anlamak, anlatmak ve gelecek kuşaklara doğru şekilde aktarmaktır. Gençlerimizin, hangi mesleği icra ederlerse etsinler; ülkesine karşı sorumluluk hisseden, hakikatin yanında duran, adaleti önceleyen, milletinin değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetişmesi en büyük hedefimizdir. Bu vesileyle; 15 Temmuz gecesi vatan uğruna canlarını feda ederek ölümsüzleşen aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve sonsuz şükranla yâd ediyor; kahraman gazilerimize sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diliyorum.”

Açılış konuşmasının ardından program emekli Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kazım Kara’nın “İrade Bizim Zafer Bizim” başlıklı konferansı ile devam etti. Programın sonunda ise Rektör Prof. Dr. Mahmud Güngör tarafından emekli öğretim üyesi Mehmet Kazım Kara’ya teşekkür belgesi edildi.

Konferansın ardından anma etkinlikleri Müftü Ahmet Hulusi Efendi Külliye Camii önünde yapılan kavurma-pilav-ayran ikramı ile devam etti. İkramların ardından ise PAÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Kutluay tarafından 15 Temmuz Şehitleri ve tüm şehitler adına vaaz ve dua gerçekleştirildi.

İlgili Haberler